Atari 2600 C

80'lerin sonu ve 90'ların başının karakutu lakaplı atarisi. Ülkemizde bu atarinin orijinali neredeyse yoktu ama her taraf 256, 444, 512, 666, 999 oyunlu olduğunu iddia eden Compatible kod isimli Uzakdoğulu klonlarla doluydu. Gerçekte ise bu makinelerde 2 bölümde toplam 160 oyun vardı. Lakin bunlar bile bize yıllar boyunca yetmiştir. En büyük sorunları, yanlarında gelen bakalit joysticklerin kolayca kırılmasıdır.

Resimde; 256 oyunlu bir A2600 klonu, SİGMA Joystickler ve Atari Paddle aksesuarı görülmektedir. Evet, Atari 2600'ün bugünkü Wii'ye benzer bir aparatı bundan çeyrek yüzyıl önce de vardı. Lakin bu aparat yalnızca sağa ve sola gidişi sağlıyor ve yalnızca bu kontrolün olduğu (tenis gibi) oyunlarda kullanılabiliyordu (Oyunlar ise soldan sağa: River Raid, Atlantis, Pitfall ve Frogs and Flies). 

Edindiğim yer: Gittigidiyor ve Cebeci Antika Pazarı (Toplam 4 Adet, birini hediye ettim, kaldı 3:))


Nintendo Entertainment System (NES ve NES Klon)

8BIT'lik Nintendo Entertainment System (NES) ve Türkiye'de Family Game, Süper Rasti ve Subor gibi saçma isimlerle piyasaya sürülen klonları. Soldaki; ABD versiyonudur. Türkiye'deki klonlar, sağdaki gibi Japon-Uzakdoğu versiyonlarına dayanır. Orijnal NES, kopya oyunlara karşı sinyal kesme özelliğine sahipti, lakin içindeki çiplerden birinin ayağını kopararak makine hack edilebiliyordu (Yukarıdaki üründe şahsen uyguladım:)).

Mario, Contra, Tetris, Captain America, Nekketsu Soccer (Goal 3) gibi en baba oyunları bize NES getirmiştir. Ayrıca; bu makine bizi 4 kişilik oyuna imkan veren dağıtıcı ve lazer tabanca ile tanıştırmıştır (Tabanca gerçekte hiçbir zaman lazer değildi!).

Orijinal NES;  72 pinlik gri kartuşlarla gelirdi. Klonlar ise  60 pinlik sarı standart kasetlerle çalışırdı. Günümüzde ise Generation NEX ismi ile yapılan bir ürün, her iki kaseti birden destekleyen portlara sahiptir.

Sarı kasetler, kompakt disk çıkana kadar varlıklarını Maltepe Pazarı'nda sürdürdüler. Günümüzde emülatörle oynanan ROM'lar bu kaset çiplerinden çekilmiştir. Bir Willam donanım programlayıcı ile bu çiplere ROM gömebilmek halen mümkün olup düşünüldüğünden çok daha meşakkatli bir iş olduğunu da bilmek gerekir.

Edindiğim yer: Gittigidiyor ve Cebeci Antika Pazarı (Toplam 3 adet)


 Sega Master System (SMS)

Artı Pazarlama ve Tür-Pa, Sega Master System 2'yi Türkiye'de piyasaya sürmeden önce satılan Sega Master System 8BIT.

Hafızada gömülü Hang-On ve Safari Hunt, ve ve ve bir de gamepad'in yukarı ve iki butonuna basarak çıkarılan bulmaca oyunu.

90'ların başında tabanca ve daha da önemlisi 3D gözlük teknolojisi! Ancak bu özellik; CRT (tüplü) TV'lerin besleme prensibine dayanıyor ve günümüzün LCD/LED/Plazma TV'lerinde çalışmıyor. 

Tabanca hem SMS1 hem SMS2'de çalışsa da gözlük sacede Card Input girişi olan Master System'de çalışırdı. İlginç olan daha geçen yıllarda Brezilya'da bir bankanın bu makinedeki uzay silahı ile soyulmuş olması. Yok yani bu silahı gerçek silah sananın aklına şaşmak gerekmez mi?

Edindiğim yer: Cebeci Antika Pazarı (Cillop gibi, adaptörü ile birlikte aldım, gamepadlerini sonradan topladım. )


Sega Mega Drive 2

Gamepad'lerinin şeklinde dolayı; namı diğer, "kemikli Sega".

16BIT Mega Drive 1 (Sega Genesis'in) güya geliştirilmiş, aslında traşlanmış "LITE" versiyonu.

Bizi Micheal Jackson's Moonwalker ile cezbetmiş olsa da; Süper Nintendo (SNES) ile kıyaslanınca tam bir fiyasko. Yalnız SNES ile kıyaslandığında daha gerçekçi, kanlı-canlı bir Mortal Kombat'a sahipti.

Altındaki geliştirme portu ile; hiçbir zaman hayata geçmeyen yeni teknolojilere uyum şansı da vardı. 

Akla zarar standart ötesi AV-Out portu sayesinde beni çok uğraştırmıştır.

SEGA deyince unutulmaması gereken bir diğer komik şey de; Hatay'da bu isimde bir kasap dükkanının olmasıdır.

Edindiğim yer: Cebeci Antika Pazarı (3 Adet. Gerçekten bu aletin AV sinyal kutusu adamı katil eder. )


Amiga 500  

               

İşte 90'larda bilgisayar sahibi olmanın Türkiye'deki anlamı. İspanyolcada "arkadaş" anlamına gelen ismi; Commodore firmasının bir başarısıdır. 

O dönem; atari salonları oyunlarını neredeyse en yakın şekliyle oynama aygıtı... Workbench işletim sistemi, mouse, tuğla gibi bir adaptör, müzik modülleri (günümüz Keygen müzikleri bu modüllere dayanır), XCOPY kopyalama sistemi, stereo ses...

720 KB disket sürücülerinde Another World, Sensible Soccer, Super Frog, Canon Fodder, Lotus Esprit Turbo...

Commodere 64'ün aksine kasetle yükleme derdine ve kafa ayarına son. Lakin oyun arasında disket değiştirmek gibi ilginç bir olaya sahip. Çok disketli oyunlar için dizayn edilmediği açık. Zira Mortal Kombat'a 1. disket ile başlayıp, oyuna girerken 2.disketi takıp, sonra oyun başlamak üzereyken yeniden 1.disketi takıp Finish Him yaparsanız da yine ekstradan disket olaylarına girmeniz gerekebiliyordu...

SCART girişli ve RAM takılı yukarıdaki makinenin üzerindeki Cobra-1 Joystick de ayrıca şükranı hakediyor! Bu makinenin zamanına göre en büyük eksiği ise tek tuşlu joystick sahibi olmasıdır.

Edindiğim yer: www.amigaturk.com


Game Boy ADVANCE

Bir Nintendo fiyaskosu. NES, Gameboy, Gameboy Color'dan sonra bu mu yapılır?

Bunu bu şekilde piyasaya süren adamın aklından şüpheliyim, kesinlikle kullanıcı dostu Nintendo ruhunu taşımıyor!

Playstation kalitesinde (32BIT) görüntü, lakin ARKAPLAN IŞIĞI YOK. Yani karanlıkta oynanamıyor, oynamak için öğlen ışığını beklemek zorunda kalıyorsunuz.

Nintendo bu alet için arkaplan aydınlatması sağlayan bir upgrade çıkararak konsol tarihine geçti. Lakin, bu resmi yükseltmeyi uyguladığınızda aletin garantisi bozuluyordu.

GBA'nın yerini, kısa bir süre sonra bir lamba eklenmiş GBA SP modeli aldı. Olan, lambasız GBA'cılara oldu.

Edindiğim yer: Japon Oyuncak Sarayı (Buradan aldığım şeylerden pek hayır göremedim.)


Nokia N-Gage

Nokia'nın telefonla birleşik konsol denemesi.

Her şey güzel de; bu oyunların %90'ını S-60 serisi bir Nokia (mesela 6600) çalıştırıyordu... O zaman, N-Gage = Gamepad oldu... Ne anladık bu işten...  

Bir de konuşurken, tutuş şekli sebebiyle tüm dikkatlari üzerinizde topluyorsunuz...

Bluetooth oyunları ve internet portalı ile desteklenen bir konsol-telefon fikri başarılı olabilirdi. Lakin Nokia; N-Gage QD ile, doğru düzgün konsol üretmeyeceğini ortaya koyarak bu işi emekleme döneminde öldürdü. 

N-Gage QD, N-Gage'e göre; yalnızca düzgün konuşma, pil sökmeden kart takma işlevi ve biraz daha parlak ekran sağlarken, onun şarj dayanma süresi gibi temel sorunlarını çözmüyor, bir de daha berbat (özellikle standart rengi çok özel seçilmiş!) bir tasarım ve milenyum çağında asla kabul edilemeyecek mono ses ile geliyordu.

Bu telefonların şarjı; bir konsolu çalıştırmaya hiçbir zaman yetmiyor, maksimum 3 saatlik pil süreleri ile doğru düzgün hiçbir oyunu bitirmek mümkün olmuyordu. Yine de N-Gage, koleksiyonumun nadide bir parçası olmuştur, dostlarımın bu telefonun "N" serisi olduğu iddialarımla kandırmışlığım da olmadı değil!:)


GP2X Mark 1

Gamepark'ın Linux tabanlı oyun konsolu.

Pentium 266'ya eşdeğer işlemci. Tüm emülatörleri (MAME, SNES9X vs.) çalıştırıyor, yani binlerce bedava oyun... SD kart girişi, geniş ekran, Divx, MP4 çalma gibi fonksiyonlar, DOS emülasyonu, TV'den tam uyumlu görüntü çıkışı, cradle ile birlikte her amaç için USB portlar... Hatta internete bağlayanlar bile var...(bence C64'ü internete bağlama fantazisinin altında kalmıyor.)   

Güzel ama pratik olmayan bir sistem, eski tüfekler için nostaljik ve eğlenceli, sıradan kullanıcı için kullanımı zor. 


 Çok daha fazlası için lütfen "Çocukluğumun Oyuncağı" isimli makalemi İNDİRİN...

 

Go to top