Kursk

90’ların kabusundan kurtulup yeniden dirilmeye çalışan Rusya, 2000 yılının Ağustos ayında Kuzey Buz Denizi’nde bir deniz tatbikatına girişti. Tatbikat sırasında donanmanın amiral gemisi olan Oscar-2 sınıfı nükleer balistik denizaltı Kursk, burun kısmında meydana gelen bir patlama sonucu 118 denizci ile beraber Barentz Denizi'nin dibine oturdu.

Kursk’a; denizcileri kurtarmak için yapılan ilk müdahaleler, kurtarma kapaklarının bozulması sebebiyle sonuç vermedi. Rusya; Norveç ve İngiltere’den gelen ilk yardım teklifini geri çevirdi. 118 denizci üç gün boyunca kurtarılmayı bekledi. Sonunda Norveç gemisine izin verildiğinde Kursk'a ulaşıldı ancak denizaltının her tarafı suyla dolmuş ve 118 denizci hayatlarını kaybetmişti.

Kazanın, riskli torpidolardaki sızıntı sonucu oluşan patlamadan meydana geldiği düşünülüyor. Ancak Rusya kaza raporlarını 25 yıldan önce açıklayamayacağını duyurdu.

Yakınları Kursk mürettebatını anıyor...


Discovery – Challenger - Endeavour

Discovery, Challenger ve Endeavour; görünüş olarak aynı olsa da, farklı teknik özelliklere sahip ABD uzay mekikleri idi.

Yukarıdaki modeli Challenger olarak kabul etmek bana her zaman daha anlamlı gelmiştir.

2. nesil bir uzay mekiği olan Challenger; ilk uçusunu 1983'te yapmış, 1986'daki 10. seferinde, fırlatılışından 73 saniye sonra havada infilak ederek düşmüştür.

Challenger, biri öğretmen olan 7 mürettebata mezar oldu. Kazaya, fırlatma sistemindeki bir arızanın sebep olduğu ve bu durumun o günkü hava şartları tarafından tetiklendiği biliniyor. Challenger faciasına ilişkin bir diğer gerçek de, proje yönetiminin açık uyarıları dikkate almaksızın fırlatmayı gerçekleştirme yönünde karar almış olması.

2003'te atmosfere girerken yanarak parçalanan Columbia da, Challenger ile aynı kaderi paylaştı. Günümüzde bu seriden, görev süresini tamamlayan Discovery ve Endeavour'ın ardından son kalan mekik Atlantis'tir.


MİR

Mir, Çarlık döneminde Rusça'da köylülerin ektiği arazidir.  Osmanlı'daki devlet mülkiyetine ait miri araziye benzer.  

Ancak bir uzay istasyonu olarak MİR ismi; "Dünya veya Barış" anlamında kullanılmıştır. MİR, insan ırkının en başarılı uzayda koloni kurma denemesi olarak kabul edilir.

MİR, bugün Kazakistan'da bulunan Baikonur Kozmodromu'ndan 19 Şubat 1986'da uzaya gönderildi. Esas olarak, uzayı keşfedecek Buran araçlarının ilk durağı olarak tasarlanmıştı. Zaman içerisinde Soyuz roketleri ile yeni modüller eklendi ve MİR'in ağırlığı 250 tona ulaştı. İçinde bilimsel çalışma platformlarının yanı sıra kapalı bir ekosistem gibi işleyebilen yaşam alanları da bulunmaktadır.

ABD, MİR projesine karşı Freedom Uzay İstasyonu projesini başlatmış, daha sonra SSCB'nin dağılması ile bu projeden vazgeçilmiştir.

Rus Kozmonot Sergei Krikalev 1991'de 1 yıllık görev için MİR'de bulunurken Sovyetler Birliği çöktü. Birkaç ay içerisinde BDT kurulduğunda, henüz Krikalev'in arkasında SSCB bayrağı bulunuyordu.

Soğuk savaşın bitmesinden sonra MİR; uluslararası bilimsel araştırmalara açıldı. Buran için tasarlanan kısımlara; Amerikan Uzay Mekiği Atlantis'in yolladığı roketler kenetlendi. Ancak 90'larda ciddi ekonomik ve siyasi istikrarsızlık yaşayan Rusya; ekonomik gerekçelerle bu projeyi sonlandırmaya karar verdi.

MİR, 21 Mart 2001'de 15 yıllık görev süresinin ardından Pasifik Okyanusu'na düşürüldü. Atmosfere girişini görenlerin ortak fikri; düşünüldüğünden çok daha büyük ve heybetli olduğu yönündedir.

 


Hindenburg

İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce; Almanya'dan ABD'ye turistik bir taşıma aracı olarak yola çıkan Hindenburg Zeplini, New Jersey üzerinde iniş esnasında yanarak patladı ve 35 kişinin ölümüne sebep oldu.

Hindenburg, bugüne kadar yapılmış en büyük hava taşıtıydı. Gerçekte helyumla çalışmak üzere dizayn edilmiş olan Hindenburg, ABD tarafından Almanya'ya uygulanan ambargo sebebiyle hidrojenle işletilmişti. Patlamının; bu yanıcı gazın sızması sebebiyle olduğu düşünülse de, sonradan yapılan araştırmalar, zeplinin boyasındaki bir maddenin termit reaksiyonu tetiklemesine yol açtığı yönündeki şüpheleri desteklemiştir.  

Zeplinle taşımacılık dönemi; Hindenburg ile birlikte kapanmıştır.

 


Concorde

Bu zarif kuş, sesten hızlı (supersonic) ilk ve tek yolcu uçağı olarak 1962'de hayatına başladı. Proje; İngiliz-Fransız ortak yapımıydı. Concorde; saatte 2.000 km üzerindeki hızı ile Atlantik'i 3 saatte geçmeyi sağlıyordu. Ruslar, aynı yıllarda Concorde projelerini çalarak Tupolev TU-144'ü geliştirdiler. TU-144, burun kısmındaki kuzu gibi kulakları ile Concorde'dan ayrılır. Concorde; delta kanatlıydı ve ısınmaya karşı titanyum alaşımdan üretilmişti. Hatta, ısı sebebiyle Concorde'un dış gövdesinin sefer esnasında 8cm uzadığı tespit edilmiştir.   

Concorde; ekonomik açıdan hiçbir zaman çok fizibil bir proje olmadı. Üretim maliyeti yüksek olan Concorde'un uçuşları da; zenginlere hitap ediyordu. Bir uçuş, Boeing 747 uçuşlarının 7 katına maloluyordu. Diğer taraftan uçak kapasitesi sadece 125 yolcu olup (bir Airbus A380, 180 kişi alıyordu.) Fransa-ABD bilet fiyatları 10.000$'ı geçiyordu. 2000'lerde; bu tutarları ödeyebilecek zenginler çoktan  özel jetlerin peşine düşmüştü. Diğer taraftan, yaptıkları gürültü ve büyüklükleri sebebiyle birçok havaalanı Concorde'ları kabul etmiyordu.

25 Temmuz 2000, Concorde için son nokta oldu. ABD'ye giden bir Concorde, Paris Charles de Gaulle Havaalanı'ndan kalkışından kısa bir süre sonra düştü. Sonradan, kazanın, önden kalkan bir DC-10'dan düşen parçadan kaynaklandığı anlaşılsa da 12'si düştüğü yerde olmak üzere 121 kişinin ölümü projenin sonunu getirdi.  Kuşkusuz, 1960'larda Atlantik'i 3 saatte geçen Concorde, 2000'lerde böyle bir son beklemiyordu.

 


Ekranoplan

Ekranoplanlar, Rusların soğuk savaş sırasında deniz üstünde taşıma için geliştirdiği araçlardır. Bütçe yetersizlilğinden sayıları artmadı ve kullanılamadılar. 

Bu efsanevi aracın maketini İspanya'da küçük bir dükkanda bulmayı başardım. Henüz yapım aşamasındadır.  


Battlestar Galactica

Yıllarımızı alan bu filmde Komutan William Adama'nın kadim gemisi... Artık Türkiye'de bulunabiliyor. 

Henüz yapımına başlanmadı.

Go to top