HOŞÇA KAL TED ANKARA

Fakir Ulus'tan gelip zengin GOP'a giden bir aksta...

Bir ayağı şehrin içinde, bir ayağı parkta, bir ayağı mahalle havasında.

Dere yataklarından geçtiği için güç bela yapılan Ankaray durağında,

Sağlık Piknik'in arkasında, bazen de eylemlerin ortasında,

Semte adını verecek kadar eski, 1934'ten beri orada.

Ünlülerin okulu ve birçok arkadaşım gibi ünsüzlerin.

Üst sınıf ailelerin ve kimlik sahiplerinin...

Zorluklarla da olsa, orta sınıf gençlerin...

Piknik'te yenilen abur cubur,

Memur çocuğunun zengin kızına yaşadığı ilk aşk...

Parkta  tedirgin bir buluşma,

Metropol sinemasına yapılan o ilk kaçak...

Mahalleye girince özenilen servisler...

Kızılay'a kadar yürüyüp girilen Hosta döner sırası...

Dönüşte 1,5 megabaytlık disketlere çektirilen bilgisayar oyunları...

Duvardan atlayarak kaçış ve dönüşte demir kapıya tedirgin bir bakış...

Benim gitmediğim, benim hiç yaşamadığım anıların ev sahibi...

 TED Ankara Koleji burası...

Her özel lisenin bir üniversite kurduğu,

Şehir okullarının uzaklara taşındığı bir dönemde,

Vermiş binalarını Çankaya Belediyesi'ne.

Sekiz yıllık Belediye hizmetinin ardından da dozerler şimdi bahçede.

İşte...Basket oynağınız, kantin sırası beklediğiniz, koridorlarında koşturduğunuz okul.

İlk düzgün İngilizcenizi öğrendiğiniz, karnınızı ağrıtan duvarların yeri burası....

Molozların arasında, yıkık fayanslar, çelik çubuklar ve de kırık camlar...

Gitmeyin artık çok geç...

Girilmez arka blok, çoktan yan yatmış.

İki binası kalacak diyorlar, inanması size kalmış.

TED'de uzay çağı kampüsleri zamanı.

İncek'te bir yerlerde yeni binalar.

Her şey son teknolojidir şüphesiz.

Servisler azalmış, arabalar kapıda.

Merdiven altında unutulmuş İstiklal Marşı,

Peki nerede  Ankara?

Siyasal’a ders olsun bu hazin hikaye.

Elbet bir gün Cebeci de çok gelir bizlere.

Orada da bir gün, yenisini yapmak en kolayı olacak.

Arabaları için otopark kalmayacak.

Ortasından geçmeyen yolun eksikliği duyulacak...

Ey, Mülkiye'yi bir gün dağın başına taşıyacak vizyon insanı...

Onu kentten koparıp bilim yaptıracağını zanneden arkadaş...

Git de, Kumruları bir son kez dolaş.

Yıkılacak başbakanlık lojmanlarına bir bak.

Bir daha arabanın kaportasını kirletmeyecek

At kestanesi ağaçlarına bir yaslan.

Köhnemiş Birlik lokalinin rutubet kokusunu da son bir kez tat.

Sonra Atakule'ye çık, Botanik'e bir bak.

Yeşilliğe çöreklenmiş  İngiliz'e birkaç söz çak...

Parkın son kalan kısmında onların ağaçlarını kıskan, plan yap.

Sen var ya dostum...

Dilerim, bozkırın ucunda bir yerde,

Milyon liraya aldığın çiftlik evinde,

Beyaz kapının önünde,

Betonun üstünde, ithal çiminle ve yapay çiçeğinle,

Tank kadar cipinle, güvenliğinle,

ODTÜ'ye terk edeceğin golden köpekle,

Seninle konuşan villanla yaşarsın.

Ama o güne kadar, şimdilik hoşça kal...

Hoşça kal ortaokul bahçe şenlikleri...

Hoşça kal TED ANKARA.

A.D.A

Go to top