CAROL SHAW, KADIN ZEKASI VE SONUNDA TAMAMLANAN OYUN

1980’lerin başında emekleme dönemindeki Activision firması tarafından Carol Shaw isimli 25 yaşında Berkeley mezunu genç bir programcıdan “yeni nesil” oyun konsolu için bir uzay oyunu tasarlaması istendi.

Shaw’ın işi oldukça zordu zira oyununu programlama dillerinin ilk nesli olan, bilgisayar dilinin adeta Latincesi “Assembly” ile yazması, ve 4 kilobaytın içine sığdırması gerekiyordu. Dahası, hazır resim ve sesler kullanmak için ne yeterince yeri ne de işlemci gücü vardı. İşin aslı, bir bilgisayar oyununun neye benzemesi gerektiği konusunda da çok kısıtlı örneğe sahipti.

İşte 70’lerde yapılmış örnekler, Pong ve Space Invaders. Çok da ufuk açıcı değil, ne dersiniz?

Kısacası Shaw’ın ilgi çekici bir şeyler üretmesi imkansıza yakındı ama Shaw imkansızı başaracak, 1982’de ürettiği oyun tüm zamanların en çok oynanan oyunu olacaktı. Shaw’ın ürettiği “River Raid” isimli oyunla bizler ancak 90’ların başında “atari salonu” denen konseptte ve elimize ulaşan Atari 2600’ün Uzakdoğu –genellikle Tayvan- kökenli klonları (Compatible 2600) sayesinde tanıştık.

Atari 2600 orjinal, Latin Amerika, uzakdoğu ve ülkemizin payına düşmüş klonlar ve kırdığımız joystickler... 

O zamanlar “Darth Vedar” lakaplı orijinali yerine bizim “karakutu” dediğimiz bu kocaman aletler, bip bip den öte ses çıkarmasa da bizi oyun heyecanlarına gark etmiş joystick katilleri olup çıkmışlardı. Gerçi çoğunun üstünde atmasyon sayılarda oyun içerdiği yazar, lakin hiçbirinde 160’dan fazla oyun da çıkmazdı. Evet, 80 kuşağı olarak böyle de bir kazık yemişliğimiz vardı. Ama atarinin ilk oyunu olan River Raid yine de bizi bizden alır, mest eder, hatta kimi zaman ebeveynlerimizin atari olayına girmesine, çocuklar gibi şenlenmesine vesile olurdu.

Bazen bir Commodore 64, bazen yaz kampında bir makine,

Ahh River Raid, 4 kilobayta neler sığdırdın sen...

Yıllar geçti, köprünün altından çok sular aktı. 2600 yerini önce Alamancılarda beliren sonra yer yer ülkeye giren Sega’lara, Nintendo’lara ve Family Game adındaki Nintendo klonlarına bıraktı, sonra onlar da unutuldu, Play Station’lar ve PC’ler geldi, kartuşlar CD’lere, DVD’lere dönüştü. Oyunlar artık çok gerçekçiydi ve 10 gigabyte alan kaplayabiliyorlardı. Yani River Raid’in tam 4.000.000 katı kadar alan. River Raid’i çalıştıran 128 Byte RAM, şimdi standart bir ev bilgisayarında bunun 4 milyar katına ulaşmıştı. Tabi insanın gözü de gerçekçiliğe doymaz olmuştu. Örneğin bir-iki tuşla oynanan “arcade” futbol maçları 12 tuşlu futbol simülasyonlarına dönüşmüştü, öyle ki oynayamaz olmuştum…

80ler-90'lar-2000'ler-2010'lar...

Tek tuştan 12 tuşa, şike her yeri sardı... Ne gerçekte ne sanal, futbolun bir tadı kaldı...

Ve bir gün artık bıkmıştım… 2000’lerin ortası gibiydi, bilgisayarıma bir atari 2600 (Stella) emülatörü kurup 4KB’lik bir River Raid yükledim. Oynadım, oynadım, gerçekten çok mutlu oldum, çok zevk aldım… Oyunun dosyasını açıp incelemeye karar verdim. Malum 2000’lerde bilgisayarlarımız bu oyunları simüle edebilmenin yanında kesip biçmeye uygun gücü de içeriyordu… İnternette de bu işler için sayısız kaynak vardı. Bir binary editör ile oyunun içindeki uçakları-gemileri bulmam çok zor olmadı. İşte neredeyse 1’ler ve 0’lar kullanarak bitlere kodlanmış bir oyunun en saf haldeki içeriği gözlerimin önündeydi. Hatta bu sayıları değiştirerek oyunda değişiklik yapmak, yani bir nevi tersine mühendislik de gayet mümkündü.

Buyurun, Hack-o-matic yardımıyla sadece 4 BIT’i değiştirerek klasik uçağımıza yeni bir şekil verelim…

Hemen bir iki değişiklik yaptım ve oynamayı denedim. İyi güzeldi de, peki ya oyunda geçtiğimiz o vadiler, adalar? Bunları da değiştirmek mümkün müydü? Bu haritalar nerede saklanıyordu? 4KB’lik dosyayı aradım taradım haritadan bir iz bulamadım…  Sonra internet araştırmalarına giriştim, hatta River Raid’in orijinal Assembly kodlarını bile buldum, ama zerre bir şey anlayamadım.

Thomas Jentzsch'ten detaylı açıklamalı River Raid Assembly kodları, kelime anlayan beri gelsin…

Oyun o kadar efsaneydi ki sayısız remake’i yapılmıştı, birçoğunu oynadım, nedense orijinal River Raid tadını bir türlü alamadım. Gerçeği öğrenmem ise pek uzun sürmedi. Carol Shaw’ın orijinal River Raid’inin hiçbir zaman önceden dizayn edilmiş sabit aşamaları olmamıştı. Zaten 4KB’nin neresine aşama dizaynı sığardı? Shaw sadece dahiyane bir algoritma geliştirmiş, kodlara bazı modellerden rastgele üretilen aşamalar çizdirmişti. Yani karşımıza gelen bölümler basitçe rastgele oluşuyordu. Oyun bu yüzden, tipik oyunların aksine ilerledikçe gerçek anlamda zorlaşmıyordu. Bu durumda oyun aslında belirli bir sona da sahip değildi. Çocukluğunda River Raid oynayanlar olarak oyunun sonuna gördüğünü falan iddia edenler arkadaşlardan da sağlam bir kazık yediğimizi şimdi anlıyordum.

Şüphesiz Carol Shaw bir dahi idi. 1982’de ürettiği konsept, 4KB içinde yani bugün bu yazının bir Word dosyası içinde kapladığı alandan daha az bir yere sonsuz bir oyun sığdırmıştı. İlk oyunu bu olmasa da River Raid ona büyük bir popülarite getirdi ve ilk kadın programcı olarak tanınmasını sağladı. On yıllarca bilgisayarın gelişen olanaklarını kullanan sayısız oyun bu sınırsız konsepti bir daha hiç tekrarlayamadı. Aradan sıyrılan güzel şeyler olsa da gigabaytlarca grafik salatalı ve müzik soslu çöplük ürettiğimize şüphe etmiyorum artık. River Raid; her zaman “yenilen yutulan sınırları belli, bize isteneni veren, erkeksi” oyunlara karşın, “yaratıcı ve sonsuz, beklenmeyen, kompleks” kadın zekasının güzel bir örneğiydi.

Geçen süreçte onlarca River Raid remake’i gördüm ve oynadım. Gerçekten de  hemen hiçbiri rastgele aşama üretmiyor, River Raid’den araklanmış haritaların uç uca eklenmesi çakallığına dayanıyordu…

Birkaç gün öncesine kadar…

Evet, bu oyunun hikayesini öğrendiğimden beri tıpkı Carol Shaw gibi rastgele algoritmalarla oluşan bir River Raid yapmak için dayanılmaz bir istek hissettim içimde ve itiraf ediyorum, farklı zamanlarda da çuvallayan denemelerde bulundum. Ama iki ay önce bu işe yeniden ve sıfırdan başlayarak dün itibariyle böyle bir oyun üretmeyi ve Google Play’de yayınlamayı başardım. Oyunuma Carol Shaw’un onuruna River Raid CS ismini vermek istesem de copyright kuralları gereği bu mümkün olamadı. Onun yerine yine nostaljiden gelen bir adı var: “Reever Raad CS”. Bu isim de 90’larda, muhtemelen Brezilya menşeli bir River Raid kopyasına ait aslında, yani bir nevi çakmanın çakması olayı ama önemli olan bu değil. Önemli olan Carol Shaw fikrinin dile kolay tam 33 yıl sonra bir kez daha hayata geçmiş olması.

80'lerden 2000'lere Carol Shaw, Golden State Köprüsü'nden güzel bir kare olmuş...

Evet, bu kadar yıl sonra, bu kadar olanakla bile kendisinden daha başarısız olduğumu kabul ediyorum ama sonuçta kendimce bir şeyler yaptım. Çoğunlukla bir şeyleri bombalama meraklısı erkeklerin oynayacağını bile bile, gözlerini River Raid için CRT monitörler ve ölümcül Assembly kodları önünde heba eden Carol Shaw’a armağan olsun…

Sizlere her seferinde yeniden oluşan, bir gördüğünüz bölümü bir daha göremeyeceğiniz bir River Raid!

Reever Raad CS - A.D.A - Nisan 2015

Yüklemeniz ve o ruhu yaşamanız dileğiyle...

Paylaşmayı ve yorum yapmayı da unutmayın!

 Bu uygulama Google Play'den 2019'da kaldırılmıştır. 

 

 

 

Go to top